Saturday, December 9, 2006

Epigram

Parmak uçlarına işlenmiş kalıtsal sarmalı bırakıyordun belki de

Sevmeden edemediğin zihninin piçlerinin yüzlerine

Yerini değiştiremeyeceğin nesnelerde kırılırken bakışların

Başka bir yerden geçiyordu zaman:

Her zaman!

Larentina

Thursday, December 7, 2006

Ölümcül Hastalık Umutsuzluk

1. BENLİĞİN, İÇTEN DÜŞÜNMENİN HASTALIĞI OLAN UMUTSUZLUK BÖYLECE ÜÇ KILIĞA BÜRÜNEBİLİR:
BİR BENLİĞİ OLDUĞUNUN FARKINDA OLMAYAN UMUTSUZ KİŞİ (BU, GERÇEK BİR UMUTSUZLUK DEĞİLDİR); KENDİSİ OLMAK İSTEMEYEN UMUTSUZ KİŞİ VE KENDİSİ OLMAK İSTEYEN UMUTSUZ KİŞİ

....Umutsuzluk bir avantaj mıdır yoksa bir kusur mudur?
Sadece diyalektik içinde kalırsak her ikisidir.
Belirli bir durum düşünülmeden, umutsuzluk yalnızca soyut bir fikir olarak ele alınıra, onu büyük bir avantaj olarak düşünmeliyiz. Bu acıyı çekmek zorunda olmak bizim hayvanlığımızı aşmamızı sağlar ki bu, ayakta durabilmekten daha önemlidir: düşüncemizin yüceliğini, dikeyliğimizin sonsuzluğunu gösterir.

Kierkegaard

Fresk

kubbedeki evrenin merkezinde
ademin anatomisinde objeleşen
arkaik aslan
altın simetrindeki güç değil
kemik kemerler
ve sana uzanan etten sütunlar
konağını ayakta tutan
inançla dondurulmuş bu ansız devinik bireşimde
adaletin, gururun, öfken ve sefaletin
buyrultunun uzantısı birer örgenin
merhametinle sarhoş yırtıcı hayvanlarda
senin yüzlerin
hepsi tatmış fildişi tahtının altındaki
bulutlar ayazmasından taşan kırmızı amberi
benden başlayıp sana doğru eklemlenen bu evrim
benim mezhebim
peki söyle;
ben bu bendeğilin neresindeyim?

Larentina

çimenli tümsek

yaratılış ağacının dalları attı hasta avuçlarını kilitli toprağa
yumrukladı, ama rahmi açılmadı
sayısız zaman topladı...

...ve şimdi madeni yıldırımın sarkacı vuruyor kolonlarına
başlangıçtan beri hayatertesinde varolan panteonun
karanlıkta işitilen sınıfsız seslerde duyuran kendini
başat bir haykırışın iklimini çalıyor
şeytankuşu orkestra
sayısız arşe kesiyor damarlarını ebediyetin
akıyor ezgisi kayıp çobanın
yaratılış işlemeli kadehine hükümdarın
karararak solan rengi gülün
işaretliyor kan toplatarak
kitabın kayıp sayfasını
ayracıdır ölmekteki doğum
algılanan tek bir noktanın...

kim bulacak gizdeki anlamı?
aynada beliren toteme tapınacak bir ben gerek yansımaya
kendi yansımasını terk eden tine açılan tüm kapılar kapalı
aynataşıyla mühürlü cehennemtaşı.

Metinsiz mezartaşı...
kiminsin söyle
seni işleyen mi yatıyor
bekçiliğini ettiğin zamansızlıkta?

Larentina